evde bir gerginlik..kimsenin yüzünde "seni gördüğüme sevindim" ifadesi yoktur..sadece derin bir nefes alırlar bir kaç saatliğine de olsa bir deliden kurtarıldıklarına..
hava ağırlaşır..evsahipleri ayaküstü sohbet etme telaşındayken geçmişden bir anı yumağı düşer kadının kucağına..oyalanmaz..
- nerede o?
+ odasında..
bir kez daha aynı kapının önünde, aynı ruh halinin bozuk pikapta tekrarı gibi..hep bir kez dahalar..
- ben geldim..
ayağa kalkar adam tereddütle adımlar kadına doğru..gözkapaklarında, çenesinde, dudaklarında gezdirir parmaklarını..duraksar bir müddet..sarılır..içten, sıcak..
- " nasıl özlemişim kokunu, hoşgeldin"..
kadın gülümser..kurtarır kendini saran kollardan..her ağlamak üzere olduğunda yaptığı gibi kısılmak üzere olan sesini düzeltir tam da bu sırada yerlere saçılmış onlarca resime kayar gözleri..bir çoğunda aynaya her baktığında gördüğü suret..
- tekrar resim yapmaya mı başladın?
+ hayır.
- bunları sen yapmadın mı?
+ bunun anlamı ne şimdi..yaptıklarımla değil benimle ilgilen..
- peki.
+ ben kahve kullanamıyorum, çay içelim mi ?
- peki, içelim.
+ peki demeyi kes..beni deli ediyorsun ! o aptal sözcüklerinle beni onaylamayı, bunu yaparak canımı yakmayı bırak artık..dalga mı geçiyorsun sen benimle..
- peki, bıraktım..
+ gülümsemeyi de kes sürekli, sanki burada mutluymuşsun gibi..ve..ve...
avazı çıktığı kadar bağırmaya başlar adam öyle ki salt sestir..sözcükleri kaybetmiştir nefesinde..tek kelime anlamaz kadın..her ünlemin önünde bulunan adını tanır yalnız..tekrarlanan bir sahnedir yıllar içerisinde, gözlerini çekmeden adamın gözlerinden beklemeye başlar ki ayak sesleri de karışmıştır şimdi bu kakafoniye..kapı açılır..telaşlı gözlerle kendilerine bakan bir anne, bir kardeş ve eşi..
onların bu şaşkın ya da şaşırmış rolü yapan hallerine sahiden şaşırır kadın..yıllardır yaşadıkları sahne hep aynıdır, kendisi tepki verme yetisini bırakmışken ,çok öncede.. onların bu telaşlı, kendisini kurtarmaya gelmiş tavırları canını sıkar..
- hafize teyze, kapatın lütfen kapıyı..
+ ...
adam kapının sesine değil ama kendi sesine tepki verir..durulur..diz çöker kadının yanında..yüzünde o bilindik ifade, pişmanlığa bir adım yakın..
+ gelebilir miyim ?
- gel..
adam dizlerine uzanır..yüzünü karnına gömer..kesik hıçkırıklar arasında bir kaç özür cümlesi duyar kadın ama aldırmaz...ellerini saçına takar adamın, çok eski iyi zamanlarında birlikte söyledikleri aptal bir şarkıyı mırıldanır ..mırıldanır..mırıldanırlar..
+ sesini de özlemişim..
- ...
+ sağlığın nasıl ?
- iyiyim.
+ sen her zaman iyisin değil mi?
- elbette..
+ niye benimle uğarşıyorsun, kendinle uğraşmak varken..gitmiyorsun değil mi tedaviye.? ah, sorunlar, sorunlarım bunları çözemezsin..kendine zarar verirsin en fazla..hayır söyleme sana zarar veririm demiyorum ben bu kotayı fazlasıyla doldurdum...senin canın yandı, ben şimdi buradayım..yani hiçbir şey düzelmedi ama sen de buradasın..derdin ne?
- şşştt..sorma, uyu..uyumuyormuşsun son zamanlarda sana ne kadar zarar vereceğini biliyorsun değil mi bunun..
+ seninle uyanamıyorum ama..
- bu yeni değil ama..
...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder