yine evin aynı köşesindeyim..
kulaklarımda avazı çıktığı kadar şarkı söyleyen bir adamın sesi..
ellerim saçlarıma dolanmış, kafatasıma kuvvet uygulayan bir mengene..
ağlamıyorum şimdilik, dahası bu becerebildiğim bir şey değil..
dudaklarımı kanatıyorum olanca hırsımla..
şakaklarımda atıyor nabzım..
etkiye tepki..
zaman, zaman eşlik ediyorum adamın sesine
gırtlağımda küçük delikler açma arzum depreşiyor
bununla ilgileniyorum..
odaya aniden ki mutlaka yanlışlıkla giren herkese
-"iyiyim" diyorum..
yüzümde tonlarca ağırlığında bir gülümseme
dudaklarıma yana doğru bir kavis vermek ağır geliyor ânımda ama alışkanlık..bozmuyorum..
kendimi tecrid ediyorum..
alıp karşıma konuşuyorum perde perde ilerleyen çatallamış sesim
bitmek bilmeyen sorular soruyor..
yüzüme bakıyorum..incelmiş, beyazın her tonu özellikle de sarıyla uyumu gözümü yoruyor
yorulan gözlerime bakıyorum
hep aynı sahnenin tekrarını izlemekten ayarı bozulmuş..küçük olan herşeyi belli bir oranda büyüten gözbebeklerime..
bu hastalığın kısa bir ismi vardı ama anımsamak istemiyorum..
sözcüklerle aram pek iyi değil..
devredilen mal varlığı listemdeler..
üzülmüyorum..bir icra memurunun hiç aklanmayacak ellerine teslim edişime..
kendimi bir kere daha bırakıyorum zamandan aşağı..
başş aşağı..
susuyorum..
biliyorum, birazdan sızacağım..
uyandığımda başımı yasladığım şeyin
omuzun değil de duvar olduğunu farkedeceğim..
- duu- var..bunun sen olmadığına kim inanır !
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder