begonya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
begonya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Nisan 2010 Pazar

Karşı Evin Kadını / Begonya - 3

bu fasılalar geçerken aklımdan
boynuna kızıllığını düşüren adama takıldı aklım
"ne boktan bir adamdır kimbilir" geçti içimden
-neden tanımadığım bir adamı karaladığımı sormazsın,eminim
çünkü görüyorum yüzünde, nedenini bilecek kadar kadınsın!-

arkasından şarkılar söylediğin adammıydı acaba,
yoksa o şarkılarla inletene inat
koynunda inlediğin bir adammıydı..bilmiyorum
bilemem tabii..ama üzülürüm..

sonrasında seninde o adama dokunmuş olabileceğin fikri
geldi çakıldı beynimin en gereksiz duvarına
paslı bir çivi gibi..
ellerine baktım hemen
narin değillerdi pek ama biçimlilerdi
balkon demirlerini kavradığın gibi mi kavradın erkekliğini
bunu düşünmedim utandım..

başını kaldırdığın an dudaklarına takıldım bu kez ellerini lekeleme gayretim
kağıttan bir gemi kadar çabul eridi belleğimin ucunda
çünkü dudakların, ah dudakların!

sana ithaf ettiğim bütün balkon çiçeklerinin aksine
özellikle de begonyanın inadına
ancak kanla sulanabilecek bir gelincik gibiydi
"bir kır çiçeği ama gelincik balkonda işi ne" deme, bunu biliyorum
balkonda salınacak kadar narin değil
balkonda yetişebilecek hiç bir çiçek de onun kadar kızıl değil!
açmakla açmamak arasında kararsız kalmış
ne desem şimdi, tarifi yok..teşbih de kararsız,yetersiz..

neye benzeteceğimi bile bilemediğin dudaklarınla
o adamı öpmüş olduğun fikri de
içim de kararsız..öylece kalakaldım
bilmiyorum ne kadar kaldım ama
kokunu bırakarak gidişin
balkonundan içeri
va kapıyı aralık bırakmayışın yaz sıcağından çok bana rağmen
bir umut..gelmedin geri
kırıldım buna ama..
yine de bekledim o gün tamamen devredilene dek bir başka geceye
gözüm balkonunda, pencerende, evinde.. bekledim
yitmişsin gibi sanki,..
bir iz bırakmayacak kadar kendinden
bencilmişsin gibi..

öyle çok bekledim ki
bir şişe yakut eşlik eder dedim ancak yokluğuna
olanca gayretimle kendimi caddeye sürüdüm
ucuz bir gazete kağıdına sarılı şarabım elimde
dönerken evime, balkonuma, bize
aklımdayken hayalin..

seni gördüm!
gördüğümü sanmadım, gördüm..
bu kez kırmızı bir elbise vardı üzerinde
şala fian gerek duymamışsın
göğüslerin olanca görkemini
vururken yüzüme...
sesini de duydum..
"-köşede ki otelde.."
diyen sesin hiç benzemezken
balkonunda ağıt derleyen haline..

ah begonya seni gördüm,
soluyordun üç kuruşa!

Karşı Evin Kadını / Begonya - 1

bir kadın gördüm dün karşı evin balkonunda..

siyah şalı omuzlarından düşerken
o da bir başka hayattan düşer gibiydi hayatıma
umarsız, biraz da karamsar bakışları
ve yeşil gözlerinde iki büyük ışık
derin bir nefes çekti sigarasından
külünü unuttu..
dayadı ince beyaz kollarını balkonun demirlerine
bir türkü tutturdu
ağır değil ama usuldan..
kulak kabarttım sesine
akmıyordu ama yakıyordu
derinden bir yerden geliyordu
biraz çatallaşmış sesiyle, bir aşkı anıyordu kimbilir
kimbilir..

ben bilirim evet, öyleydi
bir aşk düşmese aklına bu vaktinde gecenin
-böyle şakımazdı değil-böyle inlemezdi
eminim..
biraz daha yaklaştım
görmedi bile beni
kızıl saçlarını düzelttirken
elinin tersi bir de olanca siniriyle
biraz daha hışırdadı gri elbisesi,
ve biraz daha kaydı şalı omzundan
öyle ki..gözüm kaydı beyaz göğüslerine
itiraz edercesine elbisenin varlığına
dimdik uzanma çabaları, açıklığa
takdire şayandı, yürekten destekledim gayretlerini..
o ise okşadı boynunu
türküsünü bitirip yeni bir şarkıya başlarken
umutlu olmasını diledim
yeni ezginin
ama daha ilk güftede, burkuldum..

"ay nazlı ay gelin ay git ona söyle
ah..gücüme gidiyor yalnızlığım, böyle.."

benim de gücüme gitti
aya baktım hemen
kimseye bir şey söylemeye niyeti yok gibiydi
dolunaydı evet,ama susalı çok olmuştu belli..
belki artık kimse çevirmediğindendi bakışlarını ona umutla
coşkulu seranatlara misafirlik edememesindendi
çok önceden yaptığı gibi

bilemiyorum tabii ama..
kızdım hemen aya..
ben de ona küstüm..

ama küsemedim..
balkon çiçeğime, begonyama

begonya evet..begonya koymaya karar verdim adını
kararımı içimden bir kez daha ilan etmeye hazırlanırken ben
her doğan çocuğa yapıldığı gibi kulağına ol(a)masa da
okuyacakken ezanımı varlığına
ve üç kez daha yineleyecekken adını arka arkaya
begonya,begonya,begonya..diye
imam efendi tez elden yetişti imdadımıza
sabah ezanını şehirdeki herkes kadar belki ama
yine de doğru adrese, seninde kulağına okudu..