18 Kasım 2012 Pazar
malum bugün pazar..
bugün pazar. eğlencenin zorunlu kılındığı cumartesinin yorgunluklarıyla öğlen başlayan, uzun uzun kahvaltılarla taçlandırılan, sevgili oynaşmalarında ayrı parantezlere sahip bir gereksiz gün..
ya da çalışan kadının haftaiçi yükünü azaltmak için düzenlemeler yaptığı, sırasıyla alışveriş- ev temizliği-ütü- duş- kuaför karmasına müteakip yorgunluk kahvesi, belki bir film, mutlaka haftadan devredip bitirilecek bir kitap, şanslıysak kesintisiz bir uyku..
ben bu iki formu ayıramayanlardanım. bir pazar birine, biri diğerine rezerve derken tek tek asıyorum ipime ayları.
bu noktada değişmeyen tek şey pazar gününe olan kinim.
çocukluğu trt ve onun lanet okunası pazar programıyla geçenlere özgü bir durum mu bilmem ama kendisiyle bir türlü barışamadım..
memur bir ailenin çocuğu olarak sobalı evde beklenen banyo telaşı bile üstüme sinmiş, bugün üstümden akan ılık suyu bile sevemiyorum.
bu kinim kendisinin kulağına da değmiş olacak ki, kaybettiğim bir çift küpemi ve unuttuğum bu blogu düşürdü kucağıma..
sevinmedim değil.
ama yeterli mi, o da değil.
neyse pazar kelimesiyle bezenmiş bir kusma halini mazur görüp kitabıma döneyim.
malum bugün pazar.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder