iki yanını ayrı kadınlara ait fotografların süslediği kapıdan içeri girdiğinde günümü neyin kurtaracağını anladım..tıpkıbasım dergiler, tıpkıdoğum kadınlar içinde farkediliyordu..
geniş kemik yapısıyla, uzun sayılabilecek boyuyla gözümü yoruyordu..yüzünde alaycı olmaktan uzak, içtenliğin çok dışında sebepsiz bir ifade..yüz hatları derinleşmiş..en fazla otuzaltı yıl görmüştü bu hayatta..belki daha az..yanaklarının iki yanından çenesine doğru uzanan çizgileri gülümsemesini çok uzun yıllardır yüzünde tuttuğunun deliliydi..göz altları, çizgilerle tanışmış boynu, derisi yer yer seyrelmiş elleri..
elleri hareketliydi..gür dalgalı saçları arasından hızla geçip, anlatılan konuya eşlik edecek kadar da kıvrak..kelimelerin üstüne basıyordu kadın..naif olmaktan uzak ama kaba olmaya da yakın sayılmayacak sesi, şen kahkası..
diğer kadınlarla tanışıklığının öncesi vardı belli ki..kendisine yönelen her soru cümlesine telaşsız ama kısa cevaplar veriyordu..daha sık gülümsüyordu konuşurken..gözlerini kaçırmadan..yanı başında oturan mavi gömlekli, zayıf ama göbekli kadın muhtemelen en eski tanıdığı, belki arkadasıydı..O'na eşini sordu..tek kelimelik bir cevap aldı "mahkeme sürüyor.." bir süre daha başarısız evliliklerinden konuştular..kayıpları ortaktı..dost olmaları da mümkündü..diğer kadın üstelemedi..sustular ..ortalığı kaplayan kadın vızıltısıyla ilgileniyor gözükmeye dikkat ettiler...
ben de dikkatimi yeniden yüzüne yönelttim..bir zamanlar güzel olduğunun emareleri vardı dudak kıvrımında, kirpiklerinde..hayır şimdide çirkin değildi..yaşıtlarına göre iyi durumda sayılabilirdi.. ama genç değildi..solmaya yüz tutmuş gün ışıklarının son rengi vardı üzerinde yine de kabullenmiyor görünüyordu halini..bu halini severken ben telefonu çalmaya başladı.
yirmilerindeki sesi nasıldır diye düşünmek zorunda bırakmayan bir tonda açtı telefonu...esmer bir kadının sarı saçları kadar iğreti durmuştu üzerinde cilveli hali.. yine de aldırmadım..ama diledim bu kadınla eş zamanlarda tanışmayı..tırnaklarıma baktım sonra tırnaklarına..keyifli bir rakip olurdu..
bir kez daha baktım yüzünü çevreleyen koyu saçlarına..bir şey vardı kadın da eksik kalmış ama sebebi olmadığı..garip bir hüzün dökülüyordu eteklerinden..cümlelerinin akışı düzensizdi ama tamamlanmış bir bütünlüğe de sahipti, akıllıydı günümün kadını..ve sonbaharındaydı..
- bir şey mi var ?
+ hayır..gözlerinize takıldım güzeller..
- teşekkür ederim..
+ ve bu mevsim için fazla yeşiller..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder