yol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ağustos 2010 Cuma

Yol Öyküsü ve Rimel..

telefonda ki susmuştu..geriye yalnızca hantal arabanın homurtusu, tam arkamda oturan çiftin mırıldanması, bir de kulağımda avazı çıktığı kadar özlem sayıklayan bir kadın sesi..

yol denilen kavram seslerden örülüydü bunu biliyordum..ama sesimi duymuyordum zamanın içinde..asfalttaki çizgilerin birini bile ben boyamamıştım..önemi de yoktu..zamana iz bırakanlardan değildim öyle olmaya çalışanlardan da ve hepsinin dışında
bütün düşünen adamların kavramsallıkları içerisinde nihilizm en uzak olduğumdu..

aklımdakileri tasnif etmeye çalışmadım..dağınıklığı sevdiğimi farketmem yanlış anımsamıyorsam altı yaşıma denk
geliyor..büyük güneş gözlüklerini sevmem ise tam olarak onaltıma..tam olarak diyorum çünkü anımsadığım bir tarih..dudaklarımı ısırmaktan daha makul bir seçenek olduğunu farketmiştim..elmacık kemiklerimi tam olarak öretebilecek koyu renk bir çerçeve..

o çerçeveden sızan her bir damlayı büyük bir ustalıkla kovuşturan ellerde gerekli elbette ..
durağa yaklaştığımızda seslerde yavaşlamaya başladı..silindiler..bu siliklik hali barındırdığı seslerden sanırım sigarayı çağrıştırdı..

durağın üzerindeki yazıları okuyarak prefabrik büfeye doğru ilerledim..insanların durağa neden yazmak istediğinden ziyade benim yazılmış her şeyi neden böyle bir dikkatle okuduğumu düşündüm..

bu düşünme aşamasını sesli olarak geçirdiğimi büfedeki çocuğun garip bakışlarından farkettiğimde susmak için doğru zamanı kovalamadım..

- bir winston light alabilir miyim ?

+ abla yüzüne ne oldu ?

- efendim ?

+ yüzün diyorum abla siyah..

çocuğa güldüm..çocuklara özgü hayal gücüne ise her zaman ki gibi saygı duydum..bununla birlikte genel olarak durumların üzerimde yarattığı merak duygusundan kurtulamadım..

karışıklığını hep sevdiğim çantamdan aynamı çıkarttım...gördüğüm şeye tekrar bakmaya cesaretim yoktu...
bununla birlikte çocukların düş gücünü en az sevdiğim adamların kokusu kadar abarttığımı farkettim..bir de kötü bir planlayıcı olduğumu..
güneş gözlükleri ve becerikli eller iyi seçimlerdi..ama rimeller..

3 Aralık 2009 Perşembe

bir intihar eylemi

bir kapı daha kapanır
sesi dışarıdan duymuş olmama hiç şaşırmam ben
bir kez daha anahtarın olmadığı tarafta
bir kez daha bir tek bavul dahi yokken elimde
bu bir kezlerin sona tekabül edeceği bir anın gelmeyeceğini bildiğimden
susarım..

ve yine yollar kıvrılır önümde
ben adım adım kıvranırken içinde
bir yere varmaz atılan her adım
zira yol bitmez, sen beklemezsin sonunda
ben de üçe kadar saymadan daha
bir tek adım dahi atmam
topuğum kırıktır
alırım elime..
susarım...

susa,susa konuşmayı öğrenirim içimden
duysan senin de anlamayacağın
ama duymadığından hep benim istediğim cevapları verebileceğin bir dilde
gevezelik hali bitmez yer, iz, mekan tanımaz
hep konuşurum içimden seninle
anlamayacak gibi olursan eğer
salarım içimden bir çığlık..
üstümdekine çarpar..
"zevk işte bu" derken
zat-ı muhterem..
derin bir nefes alırım
sen gelmezsen şimdi, hemen
tutarım..