koku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
koku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ocak 2010 Pazar

karanlıktankorkankadın

koku..kokuyla başladı her şey,soluğundan bile önce;

şahdamarının üstünü dağladığımda atan kalbinin kokusu sardı varlığı ve var olmayanı..

ölüm kokuyor şimdi her yer senden ziyade

miğdem bulanıyor, bilincim allak bullak bu zifir kuyusu kokudan

kusmak istiyorum..içimde her ne varsa sana dair; dökülsün istiyorum damla, damla kalemimden..

dökülen her satırla vücuda gelirsin belki, dirilen son tanrı gibi-ki anlarsın sen dirilmeden önce öldürülmüş olduğunu,eksikliğinden-..

kudreti kendine yetmeyen tanrı-adam olur gelirsin ötelerden..

sarılırım sana sımsıkı etin acır,konuşamazsın...ölsen de konuşmazsın zaten sen,konuştuğundaysa alt metnin asıl olduğunu bilir takarım "sen" gözlüklerimi..

senden bakarım da sana yine çıkamam içinden..

düğüm olur kalırsın.ama yabancı kalırsın en az dünya kadar bana.öpsem donar, sarılsam üşürsün içinin yalnızlığında..

ben yine de sarılırım sana sımsıkı örterim üstünü bütün korkularının ve yasak meyvelerle donanmış bir masa da hazırlarım sana belki bir kadehte rakı..

yine de üşürsün sen,ısıtamam içini; duygusal cereyanda kalmamak için kapatırsın tüm kapılarını ben yine dışarda kalırım..!

dışarısıda en azsenin kadar karanlıktır ve sen bilirsin aslında ben karanlıktan korkarım!