hızlıca çekilmiş bir kapı
ve ardışık tonlarda birbiriyle yarışan adımlarıyla
hiç konuşmadan ama ardı ardına yakılan her bir izmariti
birbirlerinin göz hizasında bir noktaya sabitleyerek
yürüdüler..
o çok uzun barbaros caddesini
yine tek kelime etmeden
kadının dönüş bileti alındı..
adamdan tek bir hamle, bir "git" me bekleyen kadın
giderek uzayan sessizliği bozdu..
- şarap içelim mi?
- peki..
devamı yine uzayan sessizliğe eşlik eden
uzun adımlar.
tek kelime edilmeden
alınan iki şişe şarap..
ve beşiktaş sahili..
hızlıca içilen bir kaç yudumdan sonra
kadın başını adamın omzuna koydu
adam biraz tedirgin..
- birlikte olamama nedenlerimiz üzerinde yeterince konuştuk..sana dokunmayı neden istemeyişimi de..
lütfen yapma..
kadın bir nefes daha çekti sönmeye yüz tutmuş sigarasından..
ayrı geçirilen beş ay boyunca hayal ettiği tüm o kavuşma sahneleri tek tek canlanır gözünün önünde
memleketin ücra sayılabilecek hemen her kentinde
hemen hemen her gece..
ve hep aynı yıldıza bakarak
ve hep iyimser olarak
düşlediği her bir an, şimdi büyük bir fiyaskoya dönüşerek
yaşanmışlıklar içindekini yerini almıştır..
bu düşkırıklığının en yakın tanığı olan yıldıza tekrar kayar gözleri..
adama da gösterir sırdaşını..
- biliyor musun şu an bize götüyle gülüyor..
adam her zaman ki umursamazlığıyla bakar yıldıza,
- bizi o kadar ciddiye aldığını sanmıyorum..