gece gelir,
sokağa açılan pencereden.
yanında bir yoldaş..
griye çalan bir çift göz,
efsun payesi bir ses
beyaz teninde iki günahkar gibi
duran gamzesiyle
ansızın düşer odanın orta yerine..
varlığı kendine bile yetmeyen bir adam.
mekanın fakirliği azalmaz gelişinden
hint kıtasının tüm çıplak ayaklılarının
damarlarında gezindiğini duyumsar kadın
hızlı bir geçiştir zamandan
varlıkla yokluk arasında
anlamaz ne olduğunu,
yoklar bedeninden arta kalanı,
dudaklarını yoklar önce parmakları
sonra boynunu
yalnız kırmızı bir leke bulaşır eline.
şakağından yüzüne akan da aynı renktir
aralanmış bacaklarından akan da..
rengi, tanır.
sonra, sonrası derin bir uyuşmuşluk
bir uyku hali
bakar adamın gözlerine kadın
bir kez daha ister gecenin sütünü
yudumlar
ölür !
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder