7 Mayıs 2010 Cuma

Bir "şey" ler Yapasım Var..

çok gerilerden başlayarak bir şeyleri değiştiresim var..
mesela tüm çocukluğunu plastik ev eşyalarıyla geçirmiş biri olarak, ince belliyle tanışıklığımı eskiye dayandırasım, hastahanelerde geçirdiğim her bir gün ve gecenin hesabını - kimden hala bilmiyorum- sorasım var.
bilime adanmış bir kobay faresi olmadan önce bir çocuk olduğumu anlatasım, korkmadan bisiklete binesim dahası sokaklarda meydan savaşları veresim var..
karla dostane bir ilişki kurup, hiç üşümeyesim ya da aldırmak zorunda kalmayacak kadar üşümeyesim..
babamı saplantılı bir şekilde sevip annemden kıskanmadan önce, ona da bir şans tanıyasım var..
büyükbabam toprak olmadan önce, dizinde oturup yediğim çileklerden daha çok tadasım..
özetle normal bir çocukluk geçiresim var..herkes kadar sıradan,mutlu,sağlıklı..

okula daha çok uğrayabilecek kadar sağlıklı olasım, o kadar okulu ard arda değiştirmeyesim var
" yazık ya pek de küçükmüş.." vızıltılarıyla yanaklarımı sıkıştıran bütün o teyzelere manyak mısınız diyesim..
ilkokul öğretmenimi temizinden dövesim..
mesela bütün o sınavları kazanma pahasına sevilmeyesim var..

o evreleri atlayıp bulunduğum şehire hiç gelmeyesim var- burda yaşadığım onca güzelliğe rağmen-..
ama aynı dostları yine de tanıyasım..
bir adamı hiç tanımayasım, bir çocuğu hiç gömmeyesim var..
şehirler arası otobüslerde uzun bir zaman dilimini hiç heba etmeyesim..
"daha normal adamlar sevsene" leri duymayasım var..

kötü olmak sıradan olmanın bizzat kendisidir, aptal mısınız diye birilerinin kafasına vurasım..

kimliği kişilik zanneden bir kaç mala " götsünüz" diyesim..
cemal süreya'nın kadınlarının bir daha izini süresim var..
kocaman gözlü bir kadına adını her andığım da gözlerim doluyor diyesim, sonra bir daha sarılasım var..

ahırkapı şenliklerine gitmekten bu kez son dakikada vazgeçmeyesim, vazgeçiren nedenleride oturup bir güzel yakasım var
tanımak için çaba sarfetmediğim, yanımdan geçip giden onca hayata bir selam durasım, keşke yapmasaydım demeyesim var..

kimseye çıt çıkarmadan yalnızca kendime sıralayabildiğim bir zihin dolusu keşkenin içine edesim..

bir kitap yazasım, seri-cinayet tadında kırgınlık barındıran..

el tırnaklarımı kırmızıya ayak tırnaklarımı siyaha boyamaktan vazgeçesim..

hep yanlış dala umut asmayasım..

daha az sabırlı olasım..

terk ettiğim onca adama, "sadece korktuğumdan kaçtım" diyesim, terk edilmenin bir keyfi varsa benimde tadasım..

bir yerlerde kaybettiğim neşeyi tekrar bulasım sürekli "iyiyim" i oynamayasım, insanlara daha az yaklaşasım..

uzun uzun mektuplar yazıp, kısa kısa cevaplar alasım..
elleri piyanoya çok yakışan bir adamı tekrar dinleyesim..

daha çok sigara içip daha az sevişesim..sevişirken de susmayı öğrenesim var..

şu an içinse; bağır çağır bir kaç şarkı söyleyesim, bir bardak suyu tek dikişte içemeyen biri olarak tek yudumda bir votka şişesi deviresim, evin içinde daha az volta atasım, her sinirlendiğimde olduğu gibi saçlarımı çekiştirmeyesim, duaklarımı sürekli kemirip kanatmayasım..

mutfak penceresine akşam güneşi vuran bahçeli bir evde yemek yapasım.. bir kaç filmi aynı anda izleyesim..

adamın birine "beni anlamayacak kadar salak oluşuna plaket veresim geliyor" diyesim.. ama aynı herifi çok uzun öpesim.

ağız dolusu küfür edesim..

bir de bu yazıyı yazmamış olup, yine su'sasım var !

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder