8 Mayıs 2010 Cumartesi

Davetsiz Düş'e İsyan

ani verilmiş kararlar, sonuna gelinmiş yollardan geri dönüşler gibi..
huzura bir kaç adım yaklaşmışken en azından uykuda
gelişin..
azla çok arası tanıdığım bir adamın
seri katil edasında devreden rüyalarımın başkahramanı olması
trenlerin ugradığı garlardan seni hep benim uğurlayışım..
nedensiz..
teninin tuzunu bilmem ama uyandığımda sana akar her damla yaşım
dudaklarımda kalan tuzu bilirim.
bir gece boyunca kargalar tarafından didiklenmiş, kanını akıtmış sonra kurutmuş ayazda
araf kapılarından sürüklediğim cesedin, gördüğüm en büyük çocuk olarak dizlerimde yatışın
sonuna gelmemiş her masalın sana devredilişi..
metro duraklarından seni toplayışım,
yüzünü yıkayışım "neden" sorusuna eşlik eden her bir damlayla
meydan savaşlarının orta yerinde kalmışsın gibi, yaralarını sarışım
sonu gelsin istiyorum artık,.. bu gece yarısı iz sürüşlerin..
ben davet etmeden gelme rüyalarıma,
delirdiğime bir kanıt da sen olma
anlıyor musun ?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder