gar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Mayıs 2010 Cuma

Gar Öyküsü - II

perona doğru koşarken ani bir sesle irkilir..

- gözünaydın..

sesin geldiği yöne doğru bakar ve evet binbininci kez "ne zaman gelecek bu tren" sorusunu yönelttiği bıyıklı amca olanca pişkinliğiyle gülümsemektedir.
görmezden gelir..son bir kez daha bakar kendisine kapının camından..tatminsiz bir şekilde perona girer..

tren durmuştur artık...beşinci vagona doğru ilerler..yemediği son tırnak kırıntısını da afiyetle mideye indiriken; nihayet görür bekleneni..

sarı yeleleri, ışıl ışıl gözleriyle bir dev...

- merhaba..

+ mm..m..erhaba..nerde kaldın ? - dilini eşek arısı soksun diye söylenir kadın kendine- bir taksiye binelim..

her panik anında olduğu gibi iki karakter arasında kalakalmıştı..ya soğuk bir varlığa dönüşecekti ya da olabildiğince sık, hatta nefes almadan yapılan espirilere sığınacaktı..ilk şık daha cazip geldi özüne dönene kadar idare edilebilirdi..şizofren miyim ben neden geriliyorum diye düşünürken bir an anımsadı..

- arkadaşın nasıl oldu, hastaydı sanırım..

+ daha iyimiş aksi olsaydı burda olmazdım zaten..

gelen cevaptan tatmin olmasa da söylenmemeye karar verdi..en azından dışından..
bu fikirlerle oyalanırken kadın, taksi son durağa geldi..

alelacele indiler onyedi basamak ve dört duraklık bir

asansör yolculuğundan sonra eve geldiler..

kadın gergin adam sessiz..kadın sıcak, adam soğuk..

bir kahve sonrasında sığınırlar yorganın bir köşesine...

başını omzuna dayar adamın, ellerini dolar saçlarına, usulca

uzanır bir parça buz alır dudağından saklar dilinin altına..

erir zaman, kalkar perdeler..

usuldan bir nağme takılır zamana...

- biliyor musun ben seni tanıyorum..

+ elbette tanıyorsun..

- hayır çok eskiden tanıyorum, biliyorum ben bu kokuyu..

+ nasıl yani..nerden ?

- kâlu-bela'da "evet" demiştin ya, yanındaydım..

11 Nisan 2010 Pazar

Gar Öyküsü - 1

kahretsin..!

söylenerek kalktı sadece bir kaç saat işgal ettiği yatağından..
hızlandırmaya alınmış bir duş, şekeri unutulmuş bir kahve..
bir gece önceden seçilmiş kıyafetlerine baktı..
"sabahın bu saatinde etek giymek.." abartıyor muyum diye düşünürken, dolabında ki tüm giysileri denediğini fark etti..
sinirlenerek kendine, saatine bir göz attı..son yarım saatinin içinde olduğunu fark etti..
öfkesi katlandı.."deliriyor muyum bir adama kendimi beğendirmek için şu düştüğün hale bak.." ve devamı bir kaç adab dışı kelime..
eline ilk geçenleri giydi, makyaj yapmaya da vaktim kalmadı diye öf' lerken kendini asansörde buldu..
bütün bir gecesinin emeği..eşofman + kot mont + t-shırt ten ibaretti..
" biliyordum ama ben bu boku yiyeceğimi.." naralarıyla geçtiği üç cadde ve dört sokak sonunda gardaydı..
trenin rötar yapmış olmasına sevinsin mi üzülsün mü diye karar veremeden günün ilk sigarasını da yaktı..
ya beni öperse..nikotin yüklemesinden bayılır harhalde diye düşünürken, isterik bir şekilde güldüğünü fark etti ki bu pek iyiye alamet değildi..
vücudunun verdiği acil durum çağrısına yanıt vererek kendisini her garda karşılaşılan ama hiçbir zaman gözüne bu kadar lanet görünmeyen lavaboda aldı..cebine ne zaman koyduğunu anımsamadığı ama cennetten düştüğüne yemin edebileceği parlatıcıyla aynananın karşısına geçmişti ki...

- "İç Anadolu Mavi Treni İkinci Perona girmiştir.."

-.. Ha siktir !