yine mi..!
kadın gündelik yaşamını gizleyen perdeye ve ardından arsızca uzanmaya çalışan bir çift göze bir kez daha baktı. omuz silkti yeniden ve kaldığı yere , satırlardan oluşan dünyasına geri döndü..
bu onun hayatıydı..kendi gündelik dizelerinden oluşan, yekpare olmasa da yerle yeksan olmamış küçücük bir alan..
düzenli olarak ziyaret edilmediğinden bir türlü sonlandırılamamış bir okul, mabet misali yaklaşılan kütüphaneler, değer verilen, akşam sohbetlerine ya da yatsı kahvelerine davet edilen bir kaç dost, ruhu kadar tembel bir kedi..ve..
devamı yoktu..hepsi bu..
hayatının içine sığdıramadıklarının ya da bulamadıklarının izini yazınlarda süren bir izci..haritasının mihenk taşıysa yalnız kendisiydi..kendisi üzerine kurulu bir dünyası vardı..kendini bildi bileli süregelen bu düzeni değiştirmeye ise hiç niyetli değildi.
bu düzen içerisinde keyif aldığı sığındığı zevkleri de vardı elbet..,
bir kolleksiyoncu edasıyla insan hayatları biriktirirdi..sürekli yeni insanlar tanır, onların yaşam süreçlerine, iniş-çıkışlarına şahit olur değerli-değersiz diye ayırmadan hepsini ayrı bir kağıda not ederdi..bu sayede kendi dışında yaşanan bir çok şeye tanıklık ettiğini düşünür ama bu hikayeleri kimseyle paylaşmazdı..
bir çok hayata tanıklık, bazılarına yoldaşlık etti ama hiçbirinde "gereğinden fazla" kal-a-madı. kendi özgürlüğüne, özgünlüğüne değecek, içinin rengine temas edebilecek herhengibir ton istemedi, düşlemedi..birinin hayatının yörüngesine adımladığını hissettiği an o hayattan kendini sürgün etti..canı yansada, yakmadığına inandı..çıktığı evrenin yörüngesine bir daha hiç göz atmadı..
sıradışı olan bir yönü yoktu aslında, sıradan olmaya ilk sıradan adaydı ama onu bir adım daha yakından tanıyanların şaşırdığı şey onun iç dünyasıydı..dışarıda herkesle konuşan, sohbet eden tüm gün gülücükleri eksilmeyen kadının içinde bomboş uzanan,ekinsiz bir tarlası vardı..her mevsimi nadas..
ve daha da ilginç olanı bu bir yalnızlık öyküsü değildi..onun yaşadığı yalınlığını kurtarmanın hikayesiydi..
şimdi bu yalınlığın içinde parıldayan, meraklı bir çift su damlası, bütün huzurunu kaçırmaya yetmişti..
neydi bu pejmürde adamın derdi diye sordu kendine..yanıt alamadı..
cevap; birsokakyetmişikimerdivenbasamağıbirzilsesivebirsorucümlesi kadar uzağındaydı..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder