22 Mart 2010 Pazartesi

Sahiden beni Anlamıyor musun?

Uykunun
zihinden salınıvermek için
ruhdan gerçek bir kefaret beklediği
bir zamandan
yazıyorum bunları sana..
titreyen bir el,
kültablasında iki izmarit, karıncalanan bir zihin ve bir yığın kemik ağrısı arasından
sana ulaşmaya çalışıyorum
ama sesim gecenin uğultusunda bir yerlere takılıp kalıyor.
Müezzin inanan her kalbe
günün ilk tınısını fısıldadı
bundan tam yarım saat önce.
.ve ben biraz sen’den sonra halimle kulak veremedim..

Pişman olduğum onca şey resmi geçit halndeyken zihnimde
sözcüklerden uzak duramadım..
Onlara sığınmam tutkunluğumdan değil sade,
göğsünden tam dörtyüzotuzkilometre uzakta oluşum gidecek başka bir yerimin olmaması..
daha bir yığın deli saçması neden

bunlar bir yana bir de

kırgın bir köpeğin sesi
usuldan karışıyor geceye
ben bildiğin gibi sana sus’uyorum..

ben ne’mi anlatıyorum,
sahiden, anlamıyor musun?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder